Papa’nın Irak Ziyareti

332 Tıklama
11 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Bu kadim coğrafya çok zengin, konu edecek çok fazla malzeme var. Dışarından bir ziyaretçi gelip şöyle bir dolaşsa, dokunduğu her şey üzerine hikâye yazılabilir. Kaldı ki bu ziyaretçi bir Papa ise konuşulacak konular en az üçle çarpılır. Papa hem devlet başkanı ve Katolik dünyasının lideridir hem de taşınan kültürel değerlerin derinliğiyle kendisinden ve çevresinden çok konu çıkarılabilir.

Böylesi bir mesele ülkemizde doğru uzmanlarla ele alınıp yeterince irdelenemedi, belki bundan sonraki dönemlerde dile getirilecek konular ortaya çıkar. Aslında uzman bile olmayan bazı isimler ekranlara çıkıp birkaç cümle söylediler ama nafile! Bence böylesi köklü ve çok hacimli konuların sahipleri felsefe, tarih, politika, kültür konularında derinleşmiş olmalılar.

Cizvit geleneğinden gelen, Hıristiyanlıkta Havari Petrus’un halefi olarak “Tanrı’nın yeryüzündeki vekili” kabul edilen, Papa Franciscus (Francis, yaş 84) Vatikan’a geldiğinden bu yana mevcut “gelişme ve diyalog”politikalarını sürdürmekle ilgilendi. Bir yandan Hıristiyanlığın nüfus bakımından daralmakta olduğu bir dönemde nasıl gelişim sağlanır diye düşünülürken diğer taraftan küresel açıdan başka dinlerden ve kültürlerden olanlarla nasıl ortak bir politik zemin içinde hareket edilebilir diye arayış içine girildi. 

Vatikan’ın “dinler arası diyalog” projesi, Hıristiyan olmayanları Hıristiyanlaştırma ve Katolik olmayanları Katolikleştirme amacını güder. Vatikan’ın güncel Müslüman teopolitik merkezler projesinde bazı adımlar atılmıştı. Merkezler şöyle: 1) Körfez – Dubai (Ezher – Arap Sünni), 2) Orta Asya – Nursultan (eski adı Astana), 3) İstanbul (Fetö, bu proje ayağı çöktü), 4) Bağdat (Sistani – Arap Şii)

Öncelikle ziyaret için neden Irak ve neden bu zaman, diye soranlar oldu. Papa Francis’in 2019’da Irak’a davet edildiğini ve Covid-19 pandemisi nedeniyle bu ziyaretin gerçekleştirilemediğini biliyoruz. Aslında Irak’ta sayıca az bir Hıristiyan-Katolik camiasının olduğu biliniyor ama asıl önemli konu inanç sahibi olanların sayısı değildi. Bundan ziyade kritik birçok konunun, insanlık sorunlarının ve uluslararası ilişkiler denklemlerinin en fazla kesiştiği bir ülkeye yapılacak ziyaretin dünyada daha fazla ses getireceği yönünde değerlendirme yapılmış olmalı ki Papa 2020 sonrasında ilk ziyaretini bu sorunlu ülkeye yaptı. Ancak şunu söylemek mümkün, diplomatik açıdan bu ziyarete gerçekten çok iyi hazırlanılmış.

Irak’ta 250 bin kadar Süryani, Keldani ve Ermeni var. Savaşlar ve DAEŞ dahil terörün her yönünü görmüş bu topluluklar açısından bakılırsa, seslerini duyurabildikleri nedenle bu Iraklı Hıristiyan cemaatler için de ziyaret gayet başarılıdır denebilir.

Ancak Papa sadece Hıristiyan cemaatleri için değil Müslümanlar, Zerdüştler, Yahudiler ve hatta sadece Katolik Hıristiyanlar için değil aynı zamanda Ortodokslar ve Protestanlar (Evanjelik) için de önemli bir ziyaret olmuştur.

Bu ziyaret politik olduğu gibi teopolitik bağlamda da ses getiren ögeler taşımaktadır. Hatta teopolitik açıdan konuyu analiz eden Prof. Dr. Özcan Hıdır’ın Anadolu Ajansı için yazdığı makale gayet yerinde ve kapsayıcıdır, okumaya değerdir.

Papa bir ülkeye gidiyor, elbet başkenti Bağdat ziyaret edilecekti. Ancak diğer yerlere bakın, Arap-Şii dünyasının kutsal merkezi Necef, Hz. İbrahim’in ve Hz. Yunus’un yaşadığı yerler olan Musul (Ur, Ninova, Asur başkenti). Iraklı Hristiyanların başkenti olarak bilinen Karakuş (Hamdaniye) ilçesindeki Dört Kilise Meydanı’na gidildi. Süryani ve Keldani kiliselerinde ayin yapıldı. Musul’a Irak Kuzeyi Yönetim Bölgesi’nden gideceğinden Erbil de ziyaret edildi. 

Güncel siyasette Hz. İbrahim çok hatırlanır oldu. İsrail ve ABD, İbrahim Anlaşması ismini kullandı. Bu yaklaşımla ABD ve İsrail, Körfez’de ve Kuzey Afrika’da “normalleşme” politikalarını sürdürüyorlar. Papa da Ur kentine giderek benzer bir adımı atmış ve İbrahimi Dinler, Semavi Dinler ve Sami Irkı bağlamında Katolikliğin güncel yaklaşımını işaret etmiş oldu. Bu yaklaşımlarla Vatikan uluslararası ilişkiler yönüyle, Müslüman ülkelere olduğu kadar, ABD ve İsrail’e bir mesaj vermesi söz konusudur. Hatta yeni ABD Başkanı Joe Biden’ın da Katolik olması nedeniyle ABD nezdinde bu misyonun dönemine vurgu yapılmaktadır.

Bağdat’ta Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile görüşüldü. Necef’te Ayetullah Ali el-Hüseyni es-Sistani (yaş 91) ve Erbil’de Barzaniler ile görüşüldü. Program içinde cemaat liderleri de Papa’nın elini öptüler. Sincar’da görev yapan Haşdi Şabi’nin Hıristiyan kolu İncil Tugayları, Babiliun’un komutanı Reyyan Salim el-Keldani’ye Papa kendi tespihini hediye etti.

Neden Ayetullah Sistani? Eğer Necef Şiiliği ile Kum kenti Şiiliği arasındaki ayrımı görüyorsak bu sorunun cevabı bellidir aslında. Kum ila Necef ve Farisi ila Arap Şiiliği rekabetinin temelleri tarihi okumalarla açıklanabilir ancak günümüzde İran’a karşı politikalarla kolayca açıklanabilir bir konu olmaktadır. Ancak Sistani ve Francis görüşmesinin gereği olarak bir de cari konu var, Sistani Hıristiyan azınlıkların barış ve güvenlik içinde yaşamasına ve anayasal haklarına katkı yapan bir isimdir. Sistani, birçok korunmaya muhtaç Iraklı Hıristiyan’ı Necef-Kerbela yolu üzerindeki Şii bölgelerine yerleştirmişti. Papa’nın Sistani’ye tarihsel bir teşekkür borcu olduğu açıktır. Diğer yandan Hıristiyanlar için de Necef bölgesi önemli bir yerdir. Papa’nın Necef’in hemen yakınındaki Hire, kadim Lahmilerin sembol şehridir. 

Irak Başbakanı Kazimi, Papa ile Sistani’nin görüşmesini ve Ur’daki farklı din mensupları arasındaki buluşmayı dikkate alarak, 6 Mart tarihini Irak’ta Ulusal Hoşgörü ve Birlikte Yaşama Günü ilan etti.

Papa Francis’in bazı söylediklerine kulak verelim: “Selamün aleyküm…” “Irak’a bir barış hacısı olarak geliyorum.” “Bu bir sembolik ziyaret, bir görevdir, Irak uzun süredir bir şehitler, kurbanlar ülkesidir.” “Birlik, beraberlik ve iman Ur’dan başladı. Biz İbrahim’in torunlarıyız.” 

Bir de unutulmaması gereken pul konusu var. Barzaniler Papa Francis’in Erbil’i ziyareti anısına hatıra pulu bastırmışlar ve Papa’ya da hediye etmişler. Pulun işaret ettiği harita Türkiye’den bir bölgeyi de kapsayan Büyük Kürdistan diye öne sürülen haritadır. Barzanilerin ikiyüzlülüğü bu ziyarette bir kez daha görülmüş oldu. 

Papa’nın ziyaretine Haçlı benzetmesi yapmak da “Papa papalığını yapmayacak mı?” demek de mümkündür. Beklenen bu ziyaret, ince dokunuşlarla dünyanın en sorunlu yerlerinden biri Irak’ta, tarihi perspektifte ve teopolitik bağlamda gerçekleşmiş oldu.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Doğu Akdeniz’de Gelişmeler

DİĞER YAZI

Siyaset Sahnesi

Politika 'ın son yazıları