Gazze’de “Ara Verme”

9 Kasım 2023
Okuyucu

Bugün Beyaz Saray açıkladı, Gazze kuzeyinde, her gün dört saat olacak şekilde çatışmaya ara verilecek, şeklinde. Bu açıklama sahaya nasıl yansıyacak, bu bakışla henüz tereddütlü bir konudur. Hamas tarafı ne diyecek? Yine de bu tür bir konu değerlendirmeyi hak ediyor. Sürece ve olabilecek sonuçlara bakalım.

Bana göre İsrail’in yaptığı operasyonu safhalar halinde incelediğimizde akışı daha iyi görüyor ve değerlendirmede bulunabiliyoruz. 2 Kasım’da yayımladığım İsrail’in Gazze Harekatı Planı ile Gazze ve Asimetrik Savaş başlıklı yazılarımı (durum tespiti de demek mümkündür) okumanızı tavsiye ederim, buradaki konu ile başlattı kurabilmeniz amacıyla yararlı olacaktır kanısındayım.

Bu çerçevede harekatın safhaları şöyle gelişti:

I. Safha, 7 Ekim ila 27 Ekim arasında Gazze’ye yoğun hava bombardımanı.

II. Safha, hava bombardımanı devam ederken, kara harekatının başlaması ve halen devam ediyor olması. Burada 27-31 Ekim arası İsrail açısından geçiş dönemi olarak yaşandı, 1 Kasım itibariyle kara operasyonları Gazze şeridini ikiye bölen ve kuzeydeki dilimde Gazze şehrini çembere alan şekilde gelişti.

III. Safha, henüz yeni konu, eğer bu çatışmaya ara verme saatleri veya duraklamalar uygulanır olacak ise bu harekatın geneli açısından da yeni bir safha demek olacak, onun için ayırmaktayım, bunu bu yazıda geniş olarak açıklayacağım. Tarih olarak adını koyalım; bu yeni safha kabul görür ise örneğin 9 Kasım’da başladı diyebiliriz. Başlayacak olan bu yeni safha ise bir hayli zaman sürecek gibi görülüyor, bunu da açıklayacağım.

Kasım ayının başında ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken yaklaşık bir haftalık bir bölge turu yaptı, hatta 5-6 Kasım’da da Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirdi. Bu süreçteki açıklamalar net, Blinken sürekli olarak bu ara vermelerden (pouse) bahsetti. Beyaz Saray veya Biden Yönetimi açısından bu bir “başarı” olarak gösterilecektir. Ne açıdan? İnsani olarak, ki burada Gazze halkından bahsediliyor. Ancak “ateşkesin Hamas’ın işine yarayacağı,” ABD’li yetkililerce sürekli tekrarlanan bir konudur, bu biliniyor.

Bu konuda bazı iddialar var, onlara da bakalım. Katar (Doha) ev sahipliğinde, ABD’nin (CIA Başkanı) ve İsrail’in (MOSSAD Başkanı) hazır bulunduğu bir toplantı yapıldığı söylendi. Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye, Mısır istihbaratı kanalıyla, Doha’ya, bu ara verme hakkında cevap verecekti. Böylelikle sonuç ortaya çıkacak idi. beyaz Saray açıklaması geldiğine göre sonuç belirlendi mi?

Zaman açısından son üç gündür sosyal medyaya ve İsrail’in açıklamalarına yansıyor, özellikle görüntüleri açısından önemli, Gazze şehrinden sivillerin güneye doğru hareket ettikleri gösteriliyor. Bu tam olarak böyle mi, tam bilemiyor olsak da, bu durumu da ifade ettiğim ve gelişmekte olan takvime oturtursak, artık “mümkündür” demek de söz konusudur. Bunu abartarak açıklayanlar dahi çıkıyor, “yeni sürgün başladı” deniyor.

Gerçek şu, İsrail acımasızca bombardımanını sürdürdü, sivillerin şartları insani yönden endişe vericiydi, malum hastane, yaralıların tahliyesi, su, gıda, vs. hususları “acil önlem” alınmasını gerektiriyordu. Operasyona günde dört saat ara vermek siviller açısından önemlidir, bu tamam ve önemli.

Ancak, “İsrail bu durumu ne zaman kabul etti?” diye sormamız gerekmektedir. Cevap belirgin: Gazze şehri etrafında çemberi oluşturduktan sonra.

İsrail ordusu “Gazze çemberi” üstünde 8-9 yüz metrede bir “askeri koruma alanları” veya “üs alanları” inşa etti. Şöyle düşünün, çemberin içinde Hamas var, içeriden dışarıya kontrollü biçimde siviller çıkabiliyor ve İsrail ordusu bombardımanına sadece dört saat ara verecek, sonra bombalamaya devam edecek.

Askeri açıdan ne söylenebilir? Şöyle: 1) Bu bir ateşkes değil; 2) Savaş uzadı, bu yeni bir safha; 3) Hamas’ın lojistiği her ne kadar yeterli olacaksa o nispette direnci olabilecek; 4) İsrail kendisi açısından bu aralıklarda durum değerlendirecek, istihbarat alacak, temkinli şekilde meskun mahal operasyonu yapacak. İşte bu yeni safhanın dinamikleri bu esaslara göredir.

Gelişmeler İsrail’in lehine mi? Benim safhalar halindeki değerlendirmeme bakılırsa ve bu insani ara vermenin siyasi olarak kullanılabilir bir durum yaratacağı da düşünülürse, evet, İsrail açısından avantajlı bir safha söz konusu olabilir. Bundan sonra İsrail tarafı, ABD’nin de desteğini alarak, daha planlı bir süreci başlattı denebilir; sahadaki sıkışıklığa veya artan risk durumuna bir nefes bulunabildiği değerlendirilebilir. Hal böyle olunca, benim savaş uzadı değişim yönde bakalım, İsrail, Gazze’den uzun süre çıkmaz ise bu Filistin ve İsrail-Filistin meselesi açısından yeni bir durumdur. Üzerine uzunca tartışmak gerekebilir.

O halde yeni başlayan bu III. safhanın bir özelliği de şudur: Kara ve hava operasyonları devam ederken (ki uzun sürebilir diyorum), aynı zamanda Filistin’in veya Filistinlilerin de geleceği hakkında yeni şartların üzerine çeşitli siyasi tartışmaların gelişebileceği bir dönem başladı, dememiz gerekir.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

İsrail’in Kuzey Cephesi

DİĞER YAZI

Savaş Bilimi Yönüyle Gazze Çatışması

Güvenlik 'ın son yazıları

191 views

Etki Ajanlığı Yasası

Bu çağda, etki ajanlarına karşı önlem almak ve ülke yararına çalışanların eline mücadele etmek adına imkan vermek gibi konularda aksi düşünülebilir mi? Bu gerekli, ülke güvenliği açısından yerinde bir hamle. En azında caydırıcılık çok önemli. Ajanlar ve etki ajanları öyle cirit atmasınlar... Gerekli önlemleri ve bu kapsamda belli yasal düzenleme imkanlarını yaratalım. Her türlü tehdit var. Onları caydıralım, caydırıcı nitelikte ülkenin somut eylemleri olsun. Türkiye'de istihbarat hizmetleri 2014'dan itibaren iyi bir seyirle gelişiyor. İlk olarak operasyon yapma imkanı oldu. Kötü mü? Operasyonel İstihbarat gayet başarılı. Teröristler ve bölgemizdeki hasım ülkeler bunu görüyorlar, dikkatleri çekildi. Şimdi de bu tür ilave yasalar olsun isterim. Doğru adım! Elbette ben bu konuyu istihbarat açısından ele alacağım, uzmanlığım bu yönde. Hukuk konusu ayrı.
85 views

Yeni Üstünlük Mücadelesi ve Savunma Anlayışı

Temel konumuz silahlanma ve polemoloji olacak. Bu alanda yeni anlayışları irdeleyeceğiz. Genel savunma ve silahlanma politikalarına, büyük güçlerin aldıkları pozisyonlara, örnek olarak ABD'nin savunma yöntemine ve son olarak yeni üstünlük mücadelesi kavramlarına değineceğim. Bahsedeceğim yeni üstünlük mücadelesi terimleri neler? Oyun değiştiricilik, sistemlerin sistemi mimarisi, otonom kor sistemler, tam baskılama veya üstünlük kurma (dominasyon), bütün yönleriyle nüfuz etme (penetrasyon), istihbaratın penetrasyonu ve caydırıcılık için silahlanmak, olacak. Bunları neyle yapabilirsiniz? Bu makalede size ipuçlarını vermiş olacağım.
80 views

Otonom Orduların Tartışması

Teknoloji geliştikçe otonom sistemler cephede yerlerini alıyorlar. Kara, hava, siber-uzay, deniz, derin ve geniş cepheler... Bu konu başka ülkelerde hem askeri hem sivil, çeşitli uzmanlarca tartışılıyorken, Türkiye'de henüz o noktaya gelinemedi. Savaşın bilim ve sanatı yönüyle ben size özgün bir tartışma başlatmak isterim.
113 views

İsrail’in İran Saldırısı ve Polemolojik Analizi

19 Nisan gecesi İsrail, İran-İsfahan'daki bir askeri hedefi vurdu. Önce alınan bilgiler ve geliş yöntemleri doğru mu yanlış mı tartışıldı. Ancak, olağanüstü denebilecek türden yeni bir süreçle ilgilendiğimiz gayet açıktı. Ben sizlere bir askeri analiz yaparak, eldeki bilgileri de kullanmak suretiyle, bazı poüemolojik sonuçlar çıkarıp sunmak istiyorum.
163 views

İran Yine İsrail’e mi Çalıştı?

1 Nisan'da İsrail, İran'ın Şam elçiliğine saldırdı. 13 Nisan'da İran, İsrail'e günü-saati belli bir misilleme operasyonu yaptı, adı: Operation True Promise! 15 Nisan itibariyle durumu gözden geçirelim.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme