Belucistan Krizi

19 Ocak 2024
Okuyucu

Dünya Hamas-İsrail çatışması ve peşinden Kızıldeniz’deki olaylara kilitlenmişken, birden İran-Pakistan arasında Belucistan (Baluchistan) merkezli bir kriz meydana geldi. Burada karşılıklı saldırılarda balistik füzeler, drone’lar ve savaş uçakları kullanıldı. Pakistan, İran sınırını kapatıldı, büyükelçisini geri çağırdı. Nükleer silah sahibi Pakistan ile yine nükleer silah üretmeye çabalayan İran’ın arasında gelişen bu ani kriz pek de bu dozda beklenmiyordu. Üstelik İran şu an için net olarak ABD, İngiltere ve İsrail olarak hedefte gösterilmekteydi. Bu kriz gayet düşündürücü bulundu, bu potansiyel gerilim hali ileriki dönemlere nasıl etki edecekti?

Bahsettiğim gelişmeleri geniş biçimde, 17 Ocak’ta, İran Denklemi ve Türkiye başlıklı yazıda inceledim. Bu iki yazıyı birleştirerek okuduğunuzda daha geniş ve derin bir inceleme şansınız olacak kanısındayım. Hem Türkiye’nin pozisyonunu bu sayede daha belirginleştirebilirsiniz.

Giriş

Türkiye’ye uzak olduğu nedenle Belucistan meselesiyle ilgilenenimiz azdır. Halbuki tarihi derinlikte Belucilerin Türklerle de ilişkisi vardır. Hatta İslam tarihi ve tarihi İpek Yolu açılarından da önemlidir. Yakın zamana gelin, İngilizlerin Hint yarımadasındaki sömürge döneminden bu yana bölge kaynamaktadır, ama bizler kendi sorunlarımıza odaklandığımızdan dolayı bölgedeki gelişmelerle pek ilgilenmemiş olabiliriz. 

Bir başka perspektif vereyim, ABD ve İngiltere başta çeşitli ülkelerin, Afganistan’dan Doğu Akdeniz’e, yani Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM’un sorumluluk alanından bahsediyorum, bu bölgede yürüttükleri politikalar, operasyonlar, istihbarat faaliyetleri, hatta terörle ilişkili konuları, Beluciler ile Kürtler arasında benzerlikler gösterir. Bu konular üzerine çalışanların olaylara bakış açılarını netleştirmeleri yönüyle de konuya eğilmelerini salık veririm.

Daha geçtiğimiz günlerde komşumuz İran ile kardeş ülke Pakistan arasında birbirlerini egemenlik hakkını ihlal etmek ve teröre destek vermekle suçlayan önemli olaylara tanık olduk. Kamuoyu bu konuyu yeterince iyi irdeleyemedi. Zira eksik bilgiler vardı ve hafızamızdakiler yeterli değildi.

Öncelikle bir katalog oluşturayım. Daha sonra hem ben hem de sizler kendi analizlerinizi kolaylıkla yapabilirsiniz.

Belucistan

Belucistan bölgesi üç ülkeye bölünmüş durumdadır; İran, Afganistan ve Pakistan. İdari olarak, Pakistan’ın Belucistan, İran’ın Sistan-Belucistan ve Afganistan’ın güney bölgeleri olan Nimruz, Helmand ve Kandahar eyaletlerini kapsamaktadır. Kuzeyde Hayber Paktunhva, doğuda Sindh ve Pencap, batıda ise İran bölgeleriyle komşudur. Makran Sahili de dahil olmak üzere güney kıyı şeridi Umman Denizi’ne açılır, özellikle batı kısmı Umman Körfezi tarafındadır.

Toplam 10 milyon kadar olan Beluc nüfusunun dağılımı yaklaşık şöyle: Pakistan’da 7 milyon (Pakistan’ın Belucistan Eyaleti toplam topraklarının yüzde 40’ını oluşturur), İran’da 2 milyon, Umman ve Afganistan’da 1 milyon, 30 bin civarında da Özbekistan’da. Din, tamamına yakını Sünni Müslüman (yüzde yarım gibi Şii, çok az da Budist var).

Belucistan Jeopolitik Bölgesi

Görselde Belucistan Jeopolitik Bölgesi şeklinde bir işaretlemem var. Buraya bakalım. Hem tarihi hem de Çin’in kara ve deniz İpek Yolu projeleri buradan geçmektedir. Basra girişindedir. Orta Asya’dan güneye, Hint Okyanusu’na iniş istikametidir. Çıkarılmamış yeraltı zenginliklerine sahiptir. Eğer ayrılıkçılık ve bölücülük faaliyetleri ileri boyutlara ulaşırsa, bu bölge Çin’den Orta Doğu’ya etkisi yüksek olacak bir kesişim ve etkileşim bölgesidir.

“Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru” (CPEC) Urumçi’den Gwadar’a ulaşan bir yoldur. Çinliler, Hindistan’ı işlevsizleştirecek şekildeki Pakistan’daki Gwadar limanını genişletmek ve bir merkez haline getirmek istemekteler. Bu proje Orta Asya, Orta Doğu, Körfez Ülkeleri ve en fazla da İran ile Pakistan açısından önemlidir.

Yeni Delhi’de Eylül 2023’te yapılan G20 zirvesinde ABD, Hindistan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri liderlerinin açıkladığı “Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru” isimli, Hindistan’ı Ortadoğu’ya ve Avrupa’ya bağlayacak yeni ticaret yolu girişimi var. Proje şöyle, Hindistan’ın Mumbai limanından kalkan gemiler Dubai’ye yanaşacak, buradan demiryoluyla Suudi Arabistan, Ürdün ve İsrail rotasını takip edecek, Akdeniz üzerinden Avrupa’ya bir nakliye rotası oluşturulacak. Proje gerçek olur olmaz, ama bu kadar ciddi maddi gücü ve kapasitesi olan ülkeler diyorlar ki, Çin’in İpek Yolu’na (Kuşak Yol İnisiyatifi) alternatif önerimiz bu! Çin’in projelerinin güneyinden geçen alternatif rota oluşturulmaya çalışılıyor, şeklinde düşünülebilir. Bu bölge yeni projelerin çatışma alanı oldu, şeklinde de değerlendirilebilir. Buna değinmemin nedeni şu, okuyacağınız metinde Belucistan krizi ile ilgili adı geçecek ülkelere dikkat buyurmanızı beklerim.

Belucistan Meselesi

Beluci bağımsızlık ve kimlik meselesi yeni bir mesele değildir. Bu bölge uzun süredir uyuşturucu, insan ve silah kaçakçılığıyla tarihte bilinen kanunsuz bir çöldür. İngilizlerin Hindistan-sömürge zamanında silahlar Muskat’tan Makran’a götürülür ve Beluci kabilelerine teslim edilirdi, onlar da silahları kuzeybatı sınırına ve Afganistan’a aktarırlardı. Halen hem mültecilerin hem de teröristlerin Afganistan’dan Orta Doğu’ya geçerek Avrupa’ya ve oradan geri dönüş rotası bu oldu. Bugün durum daha karmaşık, çünkü bölgenin altın, bakır, kömür, petrol ve doğalgaz gibi doğal kaynaklar açısından zengin olduğu bildiriliyor. 

Sistan-Belucistan ayrılıkçı ve terör olayları üzerine İran uzun zamandır uğraşmaktadır. En bilineni Ceyş El Adl’dır. İleriki bölümde inceleyeceğiz.

Pakistan da Beluc ayrılıkçılarıyla bir mücadele içindedir. Pakistan, kuruluşundan bu yana Beluci isyanlarıyla mücadele etmektedir. 1947’de Hindistan’ın bölünmesi sırasında Kalat Hanı ve Belucistan’ın hükümdarı, Belucistan’ın Pakistan’ın bir parçası olmasına izin vermeye niyeti yoktu, ancak Cinnah tarafından tutuklandı ve Pakistan ordusu bölgenin kontrolünü ele geçirdi. En son huzursuzluk 2003’te alevlendi.

Özgür Belucistan Hareketi (The Free Baluchistan Movement, FBM)

Özgür Belucistan Hareketi’nin lideri Hyrbyair Marri, halen İngiltere’de ikamet etmektedir. 

İngiltere’nin Pakistan’la olan yakın bağları, Beluc ayrılıkçıları sorununu da beraberinde getiriyor. Marri’nin Londra’daki varlığı, aynı zamanda kendisinin BLA üyesi olduğunu iddia eden Pakistan ile ciddi bir sürtüşme kaynağıdır. Marri, 2007 yılında Westminster Sulh Mahkemesi’nde Pakistan’da terör suçlarını kışkırtmakla suçlandı ve sonra beraat etti. 2011 yılında Pakistan’a geri gönderilmesi durumunda hayatının risk altında olacağını söyleyerek İngiltere’ye sığınma başvurusunda bulundu ve bu başvuru kabul edildi. Pakistan, İngiltere’den Beluc ayrılıkçılarının faaliyetlerine karşı harekete geçmesini istemeye devam ediyor.

Belucistan Kurtuluş Ordusu (Baluchistan Liberation Army, BLA)

2006’da 79 yaşındaki Beluc milliyetçi lideri ve Belucistan’ın eski Başbakanı Nawab Bugti, bölgede saklanan 37 kabile milisiyle birlikte çıkan çatışmada öldürüldü. Şiddetli çatışmalarda 21 Pakistanlı güvenlik personeli de öldürüldü. Bugti, Pakistan, İngiltere ve ABD tarafından, terör örgütü olarak tanımlanan BLA’nın arkasındaki güçtü.

BLA, 2004’ten bu yana güvenlik güçlerine, hükümet tesislerine ve masum sivillere, özellikle de diğer eyaletlerden Belucistan’a yerleşenlere yönelik bir dizi silahlı ve bombalı saldırının sorumluluğunu üstlendi. Çinli işçileri hedef alma konusunda aktif olan örgüt, Ağustos 2023’te, Çin’in Pakistan için liman inşa ettiği güney sahil kenti Gwadar’da 23 Çinli mühendisi taşıyan araç konvoyuna düzenlenen saldırının sorumluluğunu üstlendi. 

BLA, bölünmüş birkaç ayrı Beluc grubundan biridir. BLA’nın yanında, Beluc Kurtuluş Cephesi (Baluch Liberation Front, BLF), Beluc Cumhuriyet Ordusu ve Birleşik Beluc Ordusu da var. Çeşitli gruplar 2021’de Belucistan’da 71 terör saldırısı gerçekleştirdi. 2023 Aralık ayında BLA ve BLF’nin olası birleşmesi bildirildi. 

Pakistan Devleti, çeşitli çevrelerce, Beluc aktivistlerine yönelik tutuklamalar, suikastlar, kötü muamele ve baskıyla suçlanıyor.

Ceyş El Adl’ın (Adalet Ordusu, Jaish al Adl)

Güneydoğu İran’da Sünni hakları ve bağımsız bir Belucistan için mücadele eden Beluc grubudur. 2012 yılında kuruldu. O zamandan bu yana ağırlıklı olarak Sistan-Belucistan’da ayrılıkçı terör operasyonları yürütüyorlar. İran’daki “Sünni ayrılıkçılar” olarak bölgedeki jeopolitik ittifaklar karmaşasına katılıyorlar. Bu manada, diğer Sünni gruplardan ve İranlı Kürt ayrılıkçı gruplardan söz edilebilir. İran İslam Devleti tarafından, “bu grup Pakistan, Suudi Arabistan, İsrail ve ABD tarafından destekleniyor,” şeklinde değerlendirilmektedir. İlk saldırılarını 2012’de gerçekleştirdiler ve bu eylemde İran Devrim Muhafızları’ndan (IRGC) 10 kişi öldü. O zamandan bu yana, İran sınır muhafızlarına, yerel savcılara, güvenlik güçlerine, polise ve IRGC’ye karşı çok sayıda saldırı gerçekleştirdiler. Halen bu örgüt ayakta ise dikkat çekicidir, zira İran’ın katı uygulamaları bunun önüne geçememektedir.

IŞİD

İran’da terör saldırıları düzenleyen tek grup Beluci ayrılıkçıları değildir. Genel olarak, IŞİD ile ayrılıkçı Beluc grupları arasında bir bağlantı olduğuna dair herhangi bir emare bulunmamaktadır.

2018’de İran’ın güneybatısındaki bir askeri geçit töreninde, yarısı Devrim Muhafızları (IRGC) olmak üzere 29 kişi ölmüştü. Bu saldırıyı IŞİD üstlendi. 

Yakın tarihte, 3 Ocak 2024’te Sistan-Belucistan’ın komşu eyaleti Kirman’da 2 intihar bombacısı, 94 kişiyi öldüren Devrim Muhafızları Kudüs Gücü lideri Kasım Süleymani’nin anma törenine saldırdı. Bu saldırıyı, IŞİD-Horasan üstlendi. İran İstihbarat Bakanlığı, saldırganların, Belucistan üzerinden, Afganistan’dan İran’a geldiklerini iddia ettiler. Haliyle, bu yol suç örgütleri tarafından tarih boyunca kullanılmaktadır.

Suçlamalar-Tartışmalar

Beluci ayrılıkçıları hem İran hem de Pakistan için çözümü zor bir sorundur. Pakistan uzun süredir Hindistan’ı, Beluci ayrılıkçı hareketlerini desteklemekle suçlamaktadır. İran, hem İsrail’i hem de Suudi Arabistan’ı, İran içinde faaliyet gösteren terörist grupları desteklemekle suçlamaktadır. İsrail’in, İran’daki Kürt gruplarla yakın ilişkileri olduğu bilinmektedir. İsrail Başbakanı Netanyahu Eylül 2017’de şunu söyledi: “İsrail, Kürt halkının kendi devletini kurma yönündeki meşru çabalarını desteklemektedir.” İran, hem Kürt hem de Beluc ayrılıkçılık konusunda İsrail’i ve bunun da gerisinde ABD ve İngiltere’yi suçlamaktadır. Beluc muhaliflerinin bir kısmı İsveç ve Umman gibi ülkelerde yaşamaktadır. Dolayısıyla bu gibi ülkelerde hem İran’ın hem de Pakistan’ın sorunu devam etmektedir.

Yaşanan Kriz 

Pakistan ve İran, Belucistan ortak bölgesinde, ayrılıkçı militanlara karşı iki taraflı mücadele veriyor. Birbirlerinin topraklarına yapılan son hava saldırıları, birden dünya gündemine oturdu. 16 Ocak’ta, İran’ın yarı resmi haber ajansı Tasnim, İran’ın Pakistan’ın Belucistan bölgesindeki sınır kasabası Panjgur yakınlarındaki Koh-e-Sabz (Yeşil Dağ) köyündeki evlere füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenledi. İddiaya göre burası Ceyş El Adl’ın önemli bir noktasıydı. Koh-e-Sabz’ın, 2018 yılında İran güçleriyle yaşanan çatışmada öldürülen Ceyş El Adl’ın eski komutanlarından birinin eviydi. Belucistan’daki yetkililer, saldırılarda 2 çocuğun öldüğünü bildirdi. 

İki gün sonra Pakistan, Marg Bar Sarmachar (Savaşçılara Ölüm) Operasyonu adını verdiği, yine Beluc ayrılıkçılarını hedef alarak, bir karşı saldırı gerçekleştirdi. Burada 9 kişinin öldüğü bildirildi. İran’ın Saravan kasabası çevresine yaptığı saldırıyla karşılık verdi. 

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Amir Abdullahiyan, İran saldırılarının Ceyş El Adl’ın 15 Aralık’ta İran’ın güneydoğusundaki Sistan-Belucistan eyaletindeki küçük bir şehir olan Rask’taki bir polis karakoluna düzenlediği saldırıya yanıt olduğunu söyledi. Burada 11 polis memurunu öldürüldü ve 7’si yaralandı. Bu, 2023’teki ikinci saldırıydı. Temmuz ayında Zahedan’da bir polis karakoluna saldırı olmuştu ve 2 kişi ölmüştü. 

Ceyş El Adl, bu saldırılarını İran’ın baskısına karşı yaptığını açıklamıştı. 30 Eylül’de “Kara Cuma” olarak anılan ve yaklaşık 90 sivilin katledilmesi de dahil olmak üzere, 2022’de İranlı yetkililer tarafından protestoların bastırılması olaylarına cevap verdiklerini açıklamışlardı.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan bir basın açıklamasında, Pakistan’ın egemenliğinin ihlali kınandı ve “ciddi sonuçlar” konusunda uyarıda bulunarak, “bu yasa dışı eylemin, Pakistan ile İran arasında çeşitli iletişim kanallarının varlığına rağmen gerçekleştirildiğinden” b bahsedildi.

Birkaç saat önce Davos’ta Emir-Abdollahian, Pakistan’ın geçici Başbakanı Envaar ül Hak Kakar ile yaptığı toplantıda, terör tehditlerine karşı daha yakın etkileşim ve kararlı çaba gösterilmesi yönünde çağrıda bulundu. 

İran İçişleri Bakanı Ahmed Vahidi Pakistan’ın sınır güvenliği tedbirlerini eleştirdi. Şöyle: “Saldırı, son 9 ayda çeşitli gruplar tarafından görev sırasında öldürülen İranlı kolluk kuvvetleri personelinin sayısını 72’ye çıkardı.” 

Değerlendirme

Afganistan’dan askerini çektiği 2021’de daha fazla düşündüm, bu karmaşık bölge ABD tarafından neden boşaltıldı, buraya kim ne zaman dolduracak, diye. Afganistan’da idare halen Taliban’da görünüyor. Orta Asya’dan Pakistan’a kadar bu kritik bölgede çeşitli IŞİD kolu terör örgütü oluşumları var ve bunlar her durumda provokasyon için tetiklenebilmekteler. Bir de tarih boyunca bilinen bir Belucistan meselesi var. ABD gibi başat güçler, küresel terörle mücadele içindeler mi, yoksa bunu kullanmak için alan mı açıyorlar? 

2000’lerin başlarından itibaren ABD ve İngiltere, İran’da Sünni kesimlerin yaşadığı Sistan-Belucistan bölgesinde kullanmak üzere, Özbekistan’dan ajan devşirmekte ve bölgeye göndermekteydi. Yani bu işlerin altyapısı eskilere dayanmaktaydı. Afganistan ve başka ülkelerden aynı şeyi yapmadığını düşünmek cahillik olur. Ama yine şunu söylemek mümkün, başka ülkeler de burada çıkarları gereği çalışmalar yapmaktadır. Güç mücadelesi böyle bir şey! Yani hem Pakistan hem de İran için bugün yaşanan kriz hemen öyle cereyan etmedi. Hatta İran için Belucistan giderek kritik hale gelmektedir. Bakalım neler yaşanacak.

Başta da ifade ettim, İran’ın doğusu Belucistan bölgesi böyle, diğer taraftan yine Kürtlerin yaşadığı, batısındaki bölge de benzer gelişmeleri ihtiva ediyor. Sanki ABD ve İngiltere’nin (ve tabii diğer ortaklarının) buralarda kullandıkları istihbarat motifleri birbirine benziyor.

Güvenlik 'ın son yazıları

41 views

Uzayda Silahlanma Dönemi

Stratejik bakış açısına sahip olarak, savunma ve silahlanma alanında neler oluyor, başat güçler tarafından ilgili politikalar nasıl geliştiriliyor ve icra ediliyor, bu önemli soruya cevap verelim. Yaşananlardan elde edilenler bizi şuraya doğru götürüyor: Artık uzayda silahlanıyoruz, savaş alanı boyutları değişiyor ve caydırıcılık uzayda!
94 views

CIA Şefinin Açıklamaları Üzerine

ABD İstihbaratı CIA’nın Şefi William J. Burns’un Foreign Affairs’teki, 30 Ocak 2024 tarihli, “Casusluk ve Devlet Yönetimi, Rekabet Çağı için CIA'yı Dönüştürmek” başlıklı makalesi hakkında düşüncelerimi yazmak isterim. İncelememde, tehditler ve istihbarat çalışmaları yönleriyle ifade ettikten sonra, kısaca riskli alan ve konulara değineceğim. Bu konunun bir uzmanı olarak kendi kritiğimi de yapacağım, bunu en başta ifade etmek isterim.
111 views

Hizbullah Denklemi

Ortadoğu’da Hizbullah konusu gayet önemlidir. Burada Hizbullah’ın ne olup olmadığını tartışmayacağım. Belirtmek istediğim konu, İsrail, ABD ve Avrupalı bazı ülkeler Hizbullah’ı Lübnan’dan söküp atmak istiyorlar, fakat bunu meşru bir zeminde ve bir askeri operasyon sonucunda başarabilmeleri için ellerine bir imkân geçmesi gerekiyor. Gelin bu konuyu enine boyuna ve daha çok stratejik bakış açısıyla inceleyim.
102 views

İstihbaratın Gücünü Taşımak

Güvenlik konularında yeni akademiler açılıyor ve gençler buralarda yer alacaklar. Onlara kısa kısa söyleyeceklerim var: Tahmin İstihbaratı, Bilimin Gücü, Kavramların Gücü, Sistemin Gücü, Liderliğin Gücü, Gücü Taşımak ve rekabette Üstün Olmak... Bu çarpıcı ilişkiyi kendi tecrübeme dayalı bir şekilde açıklayacağım.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme