Küresel Stratejik Savunma 

26 Şubat 2024
Okuyucu

Bu makalede, küresel savunma ve küresel strateji, savunma sanayiine olan ihtiyaç, bununla refah ve güvenlik yönleriyle kazanılacak avantaj, stratejik plan ve proje konuları ve KAAN projesinin değeri ortaya konacaktır. ABD, Rusya, Birleşik Krallık ve Türkiye örnekleri üzerinde duracağım.

SAVUNMA STRATEJİSİ

Çağımızda stratejik savunma küresel boyutta olmak zorundadır. Savunma politikalarını belirlerken, küresel bakış açınızın bütün boyutlarıyla var olmasını esas alırsınız. Nasıl büyümek ve güçlü olmak isteyen ülkeler küresel bir iddiayı ileri sürmesi gerekiyorsa, savunma anlayışında da her bakımdan küresel iddiasını tasarlayarak gerekli planlarını yapmak durumundadır. Savunma stratejisinde ise savunma sanayii çok önemli bir işlev görmektedir. Bu cümleden hareketle, savunma sanayii, küresel perspektife sahip bir politikayla geliştirilir ve yönetilir. 

STRATEJİK REHBERLİK

Küresel savunma anlayışının unsurları nelerdir? Ben buna daha önceden Stratejik Rehberlik bakış açısıyla bir açıklama getirdim ve okurlarıma sundum. Bu çerçeve içerisindeki hususları başlıklar halinde listeliyeyim: Hasmı veya rakibi caydırmak, işbirlikleri, ittifaklar ve ortaklıklar kurmak, diplomaside her alanı sürekli kullanmak, savunma sanayiinde güçlü olmak, küresel ekonomik alandaki imkanları ve gücü artırmak, nükleer güçte olmak, siber-uzayda etkin olmak, istihbarat alanında güçlü olmak, dünyanın çok noktasında askeri faaliyetlere ve işbirliklerine dair pozisyon yaratmak, ortaya çıkan krizleri yönetmek.

KÜRESEL SİLAHLANMA DÖNEMİ

Bugün dünya büyük ölçekli bir silahlanma dönemine girdi. Umalım bu silahlanma bir başka dünya savaşını getirmez. Ama şu gerçek, küresel ölçekteki bu silahlanmanın hızla artış gösterdiği bir dönemde, eğer sizin bir irade belirtmeye yarayışlı ve yeterli olacak bir savunma sanayiiniz yoksa, en baştan kaybettiniz demektir; gerektiği anda kendi inisiyatifinizle kararlar almak durumunda iken daha çekimser davranış gösterebilirsiniz veya başkalarına bağlı hareket edebilirsiniz. Egemenlik bahsi burada öne çıkmaktadır. Tam tersine olan açıklama şöyle, eğer güçlü bir savunma sanayiiniz varsa, sadece kendi iradenizle ileri çıkmanız bir yana, beraberinde küresel barış ve istikrar için somut ağırlığınızı koyabilirsiniz. İşte sadece bu husus bile bir Stratejik Rehberlik konusu demek olur.

SAVUNMA SANAYİİ

O halde savunma sanayiinizi tanzim ederken nerelere odaklanacaksınız? Cevap belli, bu konuda kim ne yapıyor ise yaklaşık onu yapabilmelisiniz. Kara, deniz, hava, uzay, siber alanlarında, üstün teknolojiye sahip, kendi politikanızı (veya iddianızı) somutlaştırır mahiyette ürünlerinizin, işbirliklerinizin, ortaklıklarınızın ve imkanlara erişim kapasitenizin var olması gerekir. 

Örneğin, bazı kritik mineraller sizde olmayabilir, ama günümüzün vazgeçilmezi olan yarı iletkenlerle ilgili teknolojik ürünleri kolaylıkla temin edebilmeniz, bunun için, bu alanda daha avantajlı konumdaki Hint-Pasifik bölgesindeki kaynaklarla, şirketlerle veya ülkelerle çalışmanız olması gerekebilir. Ürününüzü yaptınız, diyelim bir hava platformu olsun, bunu Afrika’ya satıyorsunuz. Afrika’daki ülkeyle savunma işbirliği anlaşmanız var, karşılıklı çıkarlar için ortaklıklar geliştiriyorsunuz. İşte bu örnekteki bakış açısıyla, merkezdeki Türkiye, Hint-Pasifik’ten Afrika’ya uzanan küresel savunma sanayii politikasına sahiptir diyebiliriz.

KÜRESEL GÜÇ ve KÜRESEL AKTÖR

Bu gibi sahalarda varlık göstermek demek aynı zamanda bir oyuncu, başka ifadeyle küresel aktör olmak manasına gelir. Bu da sizi krizleri çözerken bir güç odağı ve muhatap haline getirir. Diyeli Afrika’daki bir kriz bölgesinde nüfuz açısından Fransa veya Rusya daha güçlü, eğer orada siz bir varlık gösteremediyseniz, o bölgenin istikrarına ilişkin bir inisiyatif kullanamıyorsunuz demek olur. Yani siz oyunda hiç yoksunuz… Ancak, varlık gösterdiğiniz alanlar itibariyle, sizin politikanız ile sürdürülen bir gelişme olduğunda, yine bunun bir örnek olduğunu düşünelim, Fransa ve/veya Rusya sizinle işbirliği yapma, birlikte oradaki krizle ilgili konuları ele almak ihtiyacı duyabilir. Burada ise hem oyundasınız hem istikrar unsuru olabiliyorsunuz…

İşte bu çok yerde varlık gösterme durumu, sizin küresel barış ve istikrara dayalı politik gücünüzle de tarif edilir. Hatta bir bölgede kuvvetlisiniz diyelim, zayıf bölgedeki durumunuzu gözden geçirirken, muhataplarınızla karşılıklı konuşma ve belli denge politikalarını tartışma imkânınız olur. Demek ki küresel güçte varlık göstermek demek, her yerde en üst derecede güçlü olmak demek olmayabilir, her alanda aktif çalışma yapmakla belli politikalar üzerine güçlü muhataplık fonksiyonunuzun varlığından istifade edebilirsiniz. Basamakları çıkarak en güçlü ülkeler sıfatına ulaşabilirsiniz. Bu bir yerden başlamak demektir.

İşte bu noktada kendi ülke sınırları içindeki güvenlik ve refah başlıklı temel hedeflerinizi elde edebilme kapasiteniz artacağından, güçlü ülke olma sınıfıyla kabul göreceksiniz ve aynı zamanda hem içeride hem de dışarıda savunma bakımından sözünüz daha fazla dikkate değer olabilecektir.

Büyük düşünmek demek böyle bir şeydir. Mesela hiçbir İngiliz, askeri, savaş gemisi veya uçağı, okyanus ötesi bir yere göreve gittiğinde “ne işin var orada” demez, bilakis “şuraya da gitseydiniz, şunu da yapsaydınız” der. Benim, bizim bir kısım (sözde) aydınımızı makbul görmem mümkün değildir. Zira onlar büyük olmanın, büyümenin, gelişmenin, iddialı olmanın önünde birer engelden öte değildir.

Hazır İngilizlerden söz etmişken şunu ifade etmem gerekiyor, bir bölgesel güç konumunda iseniz gelişmeniz buna göredir, küresel güç olmak istiyorsanız yapacaklarınız bellidir. İngilizler (Birleşik Krallık) bir ada ülkesi, değil mi? Bırakalım geçmişi, bugüne bakalım. Eğer İngilizler bugün Hint-Pasifik bölgesinde askeri varlık gösteriyor ise tehdit değerlendirmesi ve bu bölgede kullanmak zorunda olduğu silah sistemleri buna bağlı olarak bellidir. Stratejik düşünmek böyle olur. Stratejik savunma ve tedarik programları buna göredir. Kendisi silah üreticisi ve satıcısıdır, ama bakın, bugün sadece Hint-Pasifik bölgesindeki tehdit değerlendirmesinden dolayı bile ABD’den ilgili küresel görev maksatlarıyla imal edilen beşinci nesil savaş uçaklarını satın almak zorunda kalıyor. Demek ki stratejik iddiası olanın stratejik savunma planlarının gereği yapılmalıdır. Savunma sanayii ürünlerinin üretilirken ileri sürülen vizyon tanımı çok önemlidir. Ben bu hususları Asıl Konumuz F-35 Uçağı Değil! başlıklı makalemde açıkladım. 

STRATEJİK PLAN

İfade ettiğim gibi, stratejik planınız (50-100 yıl) ve bir iddianız varsa, emin adımlarla basamakları geçerek yürürsünüz. Tek bir pencereden bakmak demek, henüz yerel veya bölgesel olmayı planlayabilirim, demek olur. Mutlaka bu aşama geçildiğinde ileri noktalar kamuoyu tarafından da anlaşılacaktır. Fakat, yarın ne olur diye soruyorsanız, durum farklı tabii.

Stratejik yol bir patika değildir, geniştir, kendine has özellikleri vardır. Patika çoğu kere silik olabilir. Ama stratejik yol belirgin olmak zorundadır.

STAREJİK PROJE: KAAN

Türkiye, Savunma Sanayii ve politik iddia gibi konularda belli bir ivmeyi yakaladı ve somut olarak Milli Muharip Uçak (MMU), KAAN projesi de önemli bir inisiyatifi ileri sürdü. Şimdi bununla ilgili hususları masaya yatırdık, öyle değil mi? Ben burada stratejik savunma anlayışıyla ilgileniyorum. Bazı hususları birbirine karıştırmadan ana hedefe tırmanmaktan bahsediyorum: Her an için daha fazla refah ve güvenlik! Bunu yolu küresel stratejik bakış tarzıyla ilgilidir.

KAAN bir av-bombardıman uçağıdır (Tactical Fighter), ancak proje stratejiktir. TF-X, MMU stratejik uçak kategorisinde değildir. Bu şekilde düşünürseniz örneğin ABD’nin B-1, B-2, B-52, Rusya’nın TU-22, TU-95 gibi uçaklarını sayabiliriz (Bomber). Benim söylediğim uçağın kategorisi ve yapacağı görevin cinsi değil. Ya ne? Ana silah sistemini stratejik politikalarınızla özdeşleştirmek ve projenin bu imkanları vermesidir. Örneğin ABD, F-35 veya F-16 gibi (Fighter) uçakları 50-70 yıl kullanmaktadır, 2-3 bin uçak üretmektedir, müttefikleri ve ortakları ile birlikte harekat planları yapmaktadır. TF-X de bir ana silah sistemidir. Her yönüyle küresel ölçekte değerlendirilmesi gerekir. Kullanım zamanı, üretilecek uçak miktarı (hem hendiniz hem de satacaklarınız ile beraber), yeni ittifaklar ve ortaklıklar için imkan vermesi düşünülürse, ülkenin stratejik hedeflerine karşılık gelen önemli bir projedir.

SONUÇ

Savunma Sanayii iyi işler yapıyor ve dünyada önemli bir seviyeye geldi. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), iştirakleri (STM, TUSAŞ, TAI, gibi), yine bu kapsamda adından çok söz ettiren Havelsan, Aselsan, Roketsan, gibi kurumlar, Savunma Bakanlığı, Tübitak, Teknokentler, özel sektörün her bir şirketi (Nurol, FNSS, Otokar, Baykar, BMC, gibi) hepsi birlikte değerlidir ve bir bütündür. Bu stratejik bir kapasite yaratmaktadır. KAAN ise Türkiye’nin milli bir projesidir ve değerlidir.

Türkiye şimdiden ABD, Birleşik Krallık, Katar, BAE, Filipinler, Polonya, Ruanda, Hindistan, Pakistan, Burkina Faso, Senegal, Tunus ile savunma sanayii ürünleri üzerinden işbirliği içerisindedir. Yarın ne olur, siz düşünün.

Güvenlik 'ın son yazıları

28 views

İsrail’in İran Saldırısı ve Polemolojik Analizi

19 Nisan gecesi İsrail, İran-İsfahan'daki bir askeri hedefi vurdu. Önce alınan bilgiler ve geliş yöntemleri doğru mu yanlış mı tartışıldı. Ancak, olağanüstü denebilecek türden yeni bir süreçle ilgilendiğimiz gayet açıktı. Ben sizlere bir askeri analiz yaparak, eldeki bilgileri de kullanmak suretiyle, bazı poüemolojik sonuçlar çıkarıp sunmak istiyorum.
74 views

İran Yine İsrail’e mi Çalıştı?

1 Nisan'da İsrail, İran'ın Şam elçiliğine saldırdı. 13 Nisan'da İran, İsrail'e günü-saati belli bir misilleme operasyonu yaptı, adı: Operation True Promise! 15 Nisan itibariyle durumu gözden geçirelim.
126 views

Birisi

Moskova’daki Crocus City Hall terör saldırısı konusunu analiz edelim. Ama önce bugünlere nasıl geldik, bir bakalım. Sonuçta aradığımız birisi var! Kim bu birisi? Hani öndekileri görüyoruz, yakalandılar da. Ama bu tür küresel etkisi olan ciddi konularda, Rusya gibi bir ülkeye terör saldırısı yapılarak, asıl ne amaç güdülüyor olabilir, bunu anlamaya çalışalım.
180 views

Küresel Silahlanma Tartışmaları

Her ülke silahlanıyor? Bu silahlanmanın caydırıcılık amacıyla yapılıyor olması bize neyi açıklar? Asıl konu egemenlik mi, küresel mücadele içinde daha fazla güçlü olabilmek mi? Bilinmedik şeylerden mi bahsediliyor? Bu soruları cevaplandıracağız. Ayrıca Macron ve Putin neler söyledi, değerlendireceğiz. Bu şekilde, asıl ilgilendiğimiz olgular ve temel düşünceler olacaktır.
190 views

Milli Güvenlik Siyaseti

Türkiye daima kazanan ve gelişen olmak zorundadır, başka türlü düşünülemez! Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (Kırmızı Kitap) gibi dokümanların kendi gücü için geri planda çok çalışılmalı, fikri altyapısı ve anlayışı özgün ve tutarlı olmalıdır. Ama önemlisi; bunun uygulanmasında herkesin, her kurumun, her şirketin, inanarak, gösterilen hedefleri elde etmek amacıyla, bütünlük halinde ve bu bağlamda tek yolda yürümesi gerekmektedir. Bu, "devlet disiplini" konu ve kapsamını aşan bir yaklaşımdır, ülkece disiplinli olmayı gerektirmektedir. Eğer ülkece disiplinliysek hak edilen gelişmenin yolunda oluruz! Siyasetin kendisi, entelektüel yaklaşımlar veya iş dünyası bizi yolumuzdan alıkoymamalıdır. Bu çok hassas bir konudur.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme