Politikada "stratejik derinleşme" terimini ifade etmekle, beraberinde neleri söylemiş oluyorum: Aktif, nötür (yeni-izolasyonizm) ve karma politikalar, politik seçenek olarak aynı anda yapılması gerekenler.
2019 için kehanette bulunanlar çıktı. Bunların anlattıkları başka!.. Burada vatandaşımıza somut konuları açıklayalım: Gündeme getirilen INF Anlaşması, Paris Sarı Yelekliler eylemi, NATO tartışmaları, Kerç Boğazı krizi gibi konular var. Bunları iyi anlamak gerekir. Yapılan tartışmaları iyi anlarsak tedbir alabiliriz. Nasıl mı?
Atlantik ittifakı NATO ne olacak? Avrupa Ordusu PESCO’nun geleceği var mı? Şangay İşbirliği Teşkilatı (SCO) ne işlev görüyor? Güç dengeleri ne durumda? Türkiye hangi yolu izleyecek?
Doğu Aldeniz’in jeopolitik aktörlerinden Türkiye, İsrail, Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği neler yapmaktalar? Bizlere yeni ödevler var mı? Rumlar ve İsrailliler bu denizden enerji için 20 yıldır yararlanmanın çabası içindeyken, biz hangi konularla meşgul edildik, kendi enerjimizi nerelerde harcadık dersiniz? Akdeniz’in kıyısından olduğumuza göre şunu düşünebiliriz, eğer (örneğin) 10 yıl önce Türkiye açıklarında bir doğalgaz üretimi olsaydı bugün şartlar nasıl olurdu?
Antalya’da ve turizmde hemen herkes “Antalya için ne gerekli?” diye sormaktadır. Neden? Antalya marka olamamıştır. Halbuki Antalya Türkiye’nin turizm gelirlerinde başı çeken bir ilimizdir. Antalya dünya çapında güzellikleri ve değerleri olan bir kenttir. Ama gidin sorun başka bir ülkede, adı ya bilinir ya bilinmez!.. Türkiye’nin onca turizm geliri bu kentimizden elde edilir ama küresel çapta hakkı olan değere ulaştırılamamıştır. Hizmet sektörünün en acımasız çarkları işlemektedir ama çalışanlar bundan nasibini alamamaktadır. Çok fikir var konuşulan… Eksik ne? Nerden başlanmalı?
NATO veya bir NATO üyesi ülke Ukrayna-Rusya arasındaki sürtüşmeden dolayı Ukrayna’nın talebi üzerine Karadeniz’e savaş gemisi gönderir ise Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne göre Türkiye izin vermeli mi, vermemeli mi? Rus-Ukrayna krizi Montrö’yü zorlar mı? Yeni bir fiil ve yaratılmış gerçeklik sorunuyla mı karşı karşıyayız?
Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve doğalgaz kaynakları konularındaki tutumunu incelemekte yarar vardır. Zira düne göre belirgin bir yöntem farklılığından söz etmek mümkündür. Anlayış farkına bir göz atalım.
Muhammed bin Selman (MbS) konusu rafa mı kalktı? İstanbul’da Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın hunharca öldürülmesi olayının ardından görüldü ki, MbS’i korumak için kendini yetkili gören tek kişi Donald Trump. Aslında böyle bir caniliğe imkan verdiği sebeple Amerikan yönetimini eleştirmek söz konusu, çünkü Suudilerin bütün ipleri kendilerinin elindedir. Ama sonrasını da eklersek, böyle bir olaydan ötürü bütünüyle Amerika’nın itibar kaybına uğramasının sorumlusu da Trump yönetimidir. Bu bakımdan Amerika’dan beklenen şudur: Hiç olmazsa önümüzdeki dönemde Ortadoğu’da Suudilerin ve özellikle MbS’in yapmaya çalıştığı yanlışlıkları düzeltmek için çaba sarf etsinler. Nedir bunlar?
İsrail, Güney Kıbrıs, Yunanistan ve İtalya Doğu Akdeniz doğalgazının Avrupa’ya Akdeniz altına inşa edilecek boru hattıyla ulaştırılması için işbirliği anlaşması imzaladılar.
Türkiye’nin içine bulunduğu atmosferde ne denli önemli meselelerle ilgilenildiğini göz ardı edenler var. Bu tür ilgisiz veya ilgisiz görünmekle bir şeyler kazanmak peşinde koşanların kendilerine göre değişik sebepleri ve beklentileri olabilir. Ama şu bir gerçek ki tablo tarihsel bir çalkantılı durumu gösterir mahiyettedir ve küçümsenecek türden değildir.
Dün gece Karadeniz’de Rusya ile Ukrayna yeni bir krizin fitilini ateşlediler. Taraflar birbirlerini suçluyorlar. Azak Denizi’nde meydana gelen bu yeni olay bölgesel gelişmelerle birlikte okunması gereken değerdedir. Birleşmiş Milletler, NATO ve her iki ülke Parlamentoları duruma reaksiyon gösterdiler. Avrupa, Amerika, Türkiye durumu yakından takip etmekteler. Bugün çeşitli görüşmeler meydana gelecek. Olayın genişlememesi yönünde irade kullanılması muhtemeldir. Ancak böyle bir olayın meydana gelmiş olması bölgesel riskleri artıran bir gelişme olarak kaydedilmelidir.