Lucifer’ın Savaşı

Okuyucu

Size Lucifer’ın Savaşı’nı anlatacağım. Zaman akışı kabaca şöyle, 2008’de Küresel Ekonomik Kriz dalgası (Lehman Brothers), Covid-19 Pandemisi, Ukrayna Savaşı, zaten İklim Değişikliği konusu ile Dördüncü Sanayi Devrimi var… 2021 sonrasına daha yakından bakalım: ABD, Afganistan’dan çekildi, bölgede Taliban ve ISIS-H var; Çin, Afganistan ile ilgileniyor; Kazakistan’da rejim değişti, şimdi burada Rusya daha güçlendi; Ukrayna’da savaş oluyor, Rusya, Ukrayna’ya “NATO giremez” dedi; Pakistan’da Başbakan görevden uzaklaştırıldı, şimdi yeni Başbakan var… İpek Yolu üzerinde güç mücadelesi oluyor gibi. Ben bunları sadece mihenk taşı diye hatırlattım. Anlatacağım ise ABD’li liderlerin sıkça söylediği Uzun Savaş kavramı içindekileri kapsıyor. Ancak konuyu size öyle bir anlatacağım ki, bu savaş insanlığın biryerlere sürüklendiğini de işaret edecek. Gelecekte insanlar Neo-Medieval Savaş yapacaklar. İşte bu nedenle konuyu önemli görüyorum. Nasıl olsa bir Konvansiyonel Savaşı herkes öğrendi!

Her savaşın kendi kaderi vardır. Ukrayna Savaşı için de bir tarif yapmak gerekir. İçinden çıkılmaz o denli olaylar ve girdiler olur ki, sonunda itiraf edersiniz; “kadere inanmam ama bu savaşın bu tip bir yazgısı oldu!”

Bu savaşın karmaşık denklemlerini anlatmaya çalışıyorum. Dünyada bu karmaşıklığı doğru ve tarafsız anlatan, konuya hâkim, az kişi bulabilirsiniz. Çünkü konu bir savaş ama çok farklı! Hem bu tariflerin sahibi ben değilim, daha çok Batı kültüründe türetilmişler. O halde bana düşen ödev; zamanından önce olabilecekleri açıklamak, öne çıkan noktaları işaret etmek, geleceğin daha da karmaşık savaşlarının özelliklerini takdim etmek.

Bu savaşın doğru kavramlarla ve özelliklerle anlatılması dahi çok önemli bir ayrıcalıktır. Zira sıradan konuşanların, ortada gezen haberleri olduğu gibi yorumlayanların, aslında Lucifer’a hizmet ettiğini de söylemem gerekiyor. Bu savaşta bazı kişi ve kurumların doğrudan özel bir görevi var; Lucifer’i beslemek! O halde bu savaşın kaderinde Lucifer de var. 

ABD VE RUSYA

Rusya çok yönlü savaşıyor… Rusya, Ukrayna’ya saldırdı. Fakat, “ABD bu savaşın tam da içinde” dedim durdum, öyle değil mi? ABD öyle bir gizemli ve stratejik mevkide konumlanıyor ki, ancak bu sanatı bilenler durumu anlayabilirler. Sıradan memurluk yapmışlara sormayın, onlar zaten dar kafalılar.

“ABD ve NATO Ukrayna’ya istihbarat desteği sağlıyor,” dediğimde kimse sormadı, “bu da nereden çıktı” diye. Demek ki bu durum kanıksanmıştı. ABD Savunma Bakanı Austin, Senato Komisyonu’nda açıklama yaparken, “Ukrayna’ya istihbarat sağladıklarını” ifade etti. Bizde yine tık yok, sanki biliniyor. “Bu da ne demek oluyor? Neden bu tarz bir destek veriliyor? Silah, moral, para, istihbarat, gibi sürekli bir şeyler vermek savaşın içinde olmak anlamına gelmiyor mu?..” şeklinde soran olur mu diye bekledim, ama olmuyor. Mesela İstihbarat Savaşı’nı savaştan saymıyorlar herhalde; göremiyorlar ya, gizli!..

Devam edelim. Evet, “Siber-Uzay’da da destek var,” diyen çıktı mı? Ben söylüyorum, ama bekleyeceğiz herhalde, Austin yine ifşa etsin diye. Hem ifşa etse ne olur? İşte anlatmak istediğim bu: Zaten sanal alemin konuları bunlar, bizim insanımız mermiden, süngüden anlar, ama ışın kılıcı sadece Star Wars gibi filmlerdedir! 

Bu elbette sen-ben davası değil, ehliyet meselesidir. Zira Rusya bazı konularda başarısız oldu ise bir görünenler var, bir de görünmeyenler! Ben bunları işaret etmek istiyorum. Bu savaşın kaderinde ABD’nin tam gaz; 1) Ukrayna’ya destek verdiği ki, herkesin aklı bu noktaya odaklandırıldı; 2) ancak aslında, kendi çıkarına Rusya’yı alt etmek için ışın kılıcını çekti ve dikkatten uzak vuruşlar yapıyor. Ne bunlar? İstihbarat Savaşı, Gölge Savaşı, Siber Savaş, Enformasyon Savaşı, Ekonomik Savaş, vs. Savaş Hukuku burada yok maalesef.

Tavsiye Edilen Yazılar:

ENFORMASYON SAVAŞI

Açlık Oyunları, Alaycı Kuş filmini seyredenler hatırlarlar, orada kinetik bir etki ile bombalar yeryüzünü (direnişin bulunduğu yerleri) yok ederken, büyük bir Enformasyon Savaşı ön plana çıkarılmaktaydı. Asıl savaş, bombaların yanı sıra, belki de daha etkili olması nedeniyle, medya üzerinden yapılıyordu. 

Ukrayna Savaşını düşünün, örneğin Mariupol’u, insanlar sığınaklarda, tepelerine bombalar ve roketler atılıyor, ama bir de dışarıda bir Sanal Savaş alemi var; çekimler, propagandalar, dezenformasyon ve derken şimdi de “kimyasal silah kullanıldı” iddiaları. 

Uydular veri topluyor ve bilgiler Twitter’e düşüveriyor, herkes paylaşıyor, Facebook, Instagram, Tik Tok… Tik Tok…

KİTLESEL ETKİLEME

Şu ifadeye bakın, hem de Mariupol’un düşmesine günler veya saatler kala: Biden’ın Varşova’ya gelerek kendisine “kasap” dediği Putin, İkinci Çeçen Savaşı Komutanı, Suriye’de Halep Kasabı lakabıyla ün salan, (hatta daha fazlasını söyleyenler var,) kimyasal silah kullanmakla meşhur olan, General Aleksandr Dvornikov’u tayin etti!

Kitleleri etkilemek, medyada güçlü silah kullanmak demek, kavramların gücünü arttırmak demektir.

Başkan Putin, General Dvornikov’u Ukrayna’ya göreve gönderirken sarayda bir çok görüntü alınıyor ve medyaya servis ediliyor. Bilinçli!

“Korku salmak” savaşın içinde bir konudur. Ancak daha çok insanlara bir Neo-Medieval Savaş çağrışımı veriyor.

Bugün Ukrayna’da kim bilir hangi paralı asker şirketleri var, bazılarının isimlerini ezberlettiler bizlere. Ancak savaş meydanlarında paralı askerler ve vekiller arttı ise bu Neo-Medieval Savaş demektir.

Kendinizi bir yokların, şu an savaş altını dışında bir yerdesiniz: Korkuyor musunuz, yoksa tedarik zincirleri sorununun bir an önce çözülmesini mi bekliyorsunuz? Hem korku ve endişe var hem de yoksunluk ve yoksulluk! Birlikte terkederler ilacı…

Bu arada bugün Zelensky, “ağır silah verin Mariupol’u kurtaralım” dedi. Silah kolay bulunabilir ve verilebilir bir meta.

Birkaç saat sonra “FLAŞ!” haberler başladı: “Rusya Mariupol’de kimyasal silah kullandı…” İnceleyen, doğrulayan var mı, bakmadan hemen herkes paylaşmaya başladı bu türden bilgileri… “Sahadaki askerler böyle söyledi,” dendi. Doğrulamak için elbette tıbbi bulgu gerekli. Ama bundan çok, böyle bir etkili konunun söylenmiş olması ve sürekli tekrarlanması gerekli.

Diyelim ki kimyasal saldırı olmuş, ama tam bu noktada göz göre göre dönen ve insanları hiç rahatsız etmeyen bu medya gelişmesini nereye koyacağız? Henüz savaşın içindeyiz. Bir taraf diğer tarafa etki ediyor, hem küresel medya gücüyle.

O zaman burada benim söylemem gereken bir konu var; öyle bir çağdayız ki, savaşın dışındakiler bile robot gibiler, buradan düğmeye basılıyor, herkes görevini yapmaya başlıyor. Sanal Alem, Metaverse Alemi, gibi yeni konular var ya, bunun dünyada nüvesi oluşmuş veya daha sağlam yerleşsin diye sanki herkesin üzerinde çalışılıyor.

KANIKSAMAK

Afganistan’da ABD çıkarken hayretle izlemiştim, uçağa tutulan insanlar, hem bazıları çocuk yaşta, kalkıştan sonra (haliyle) yere düşüyorlardı. Televizyonlar bu görüntüleri verdi, medyada servis edildi, herkes paylaştı… O zaman yazdım, şöyle: Taliban, Afganistan halkı, Kabil, Kabil Hava Alanı, konulu medyada sürekli “gerçek” görüntüler paylaşılmaktadır. İlginçtir, bunların hepsi ibretliktir, değil Afganistan’ı, Amerika’yı ve politikayı, insanlığı derinden sorgulatır türdendir. Afganistan’da sergilenen kaosun ve dramın görüntülerini on yıllarca hafızalarımızda tutacak ve konuşacağız. Ancak bu yaşananları veya tanık olduklarımızı “küresel değişim” bahsi içinde “yeni normalleşme” kapsamında düşünürsek, bu ibretlik görüntüler “kanıksanacak” ve insanlık tarihi adına “asıl kötü” bu olacaktır… 

Asıl kötü, işte size Lucifer!

Tavsiye Edilen Yazılar:

Çatışmaların ekosistemini düzenleyenlerin bir diğer düşüncesi de yeteri kadar istismar edilebilir bir düzensizlik, istikrarsızlık, kaotik şartlar, değer yitirmesi (yolsuzluk, yoksunluk, yoksulluk, gerçekliklerle ve yaşamla davalık olmak…) halini var etmektir. O halde çatışmanın mimarları, ortam ile savaşacakları bir şekilde düzenleyerek devreye koyarlar. Bu uzun süre alır, ama böyledir. İstihbarat servislerinin uzun yıllar dantel gibi işlediği düzenlemelerde bunlar vardır.

Bu konuları Lucifer’e havale edelim… Topluca kanıksayan olmak! Neden insanlardan böylesi bir sonuç bu kadar istenir ki? Durum buysa herkes adımını doğru atmaktan sorumludur, başka söylenecek bir şey kalmıyor. Yeri gelir insaları kurumlar bile koruyamaz! Çünkü bir İstihbarat Savaşı’nda “ekosistem kurgusu” önemlidir.

UZUN SAVAŞ

Lucifer’ın Savaşı, Uzun Savaş şeklindedir, diğer ismi de Neo-Medieval Savaş’tır. Bu Orta Çağ usulü savaştır, ancak en yüksek teknoloji işin çerisinde… Lucifer’in Savaşı’nda bir tarafta insanlık var, diğer tarafta ise Sanal Alemi kullanan başat güçler.

Soruyorlar, “bu savaş ne zaman biter,” diye. Ben de “yeni başladı” diyorum. “Çin ne zaman devreye girer,” diyorlar. “2027’de Halk Kurtuluş Ordusu hazırlıklarını büyük ölçüde tamamlayacak, bundan sonra kendince sınamaları başlar,” diyorum.

Bu durumda Rusya, 2022-2027 arasında savaşını sürdürecektir. Ama cephe sadece Ukrayna değil. Lucifer’ın Savaşı için Ukrayna zaten asıl cephe hiç olmadı. 2035 yılları çok zor zamanları içerir olacak. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Büyük Gençleşme projesinin tamamlanacağı 2049’a kadar Lucifer’ın Savaşı devam edecek.

Sonrasını birazcık kestirebiliyorum. Ancak insanlığın bir yöne doğru “dönüştürülmesi” konusunu tekrar hatırlatmak istiyorum.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Post-Ukraine and the Long War

DİĞER YAZI

Lucifer’s War

Politika 'ın son yazıları

Kaosu Yönetmek

Okuyucularım bu yazacaklarıma uzak değiller, kaosu yönetmeyi, tam spektrumlu baskı kurmayı, hatta geleceği tarif ederken çokça

Elitizme Karşı Putinizm mi?

Geçtiğimiz gün Putin, Ukrayna'nın dört bölgesinin ilhakı töreninde yaptığı konuşmada, yaptığı savaşın anlamını uzun uzadıya açıkladı.