takva-ve-muttaki
Takva ve Muttaki

Takva ve Muttaki

526 Tıklama
9 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Diyalektik: Sapkın olmanın düşünce yapısı belli. Onlara baktım ve söylediklerinden belli tezler çıkardım. Ardından takva ne diyor, antiteze baktım. Göreceğiniz gibi, diyalektiğin basamakları dışında hiç klişe sözcük kullanmayacağız. Şimdi gelin beraberce tartışalım:

1. Tez: Bu dünya yaşamı birimizinkini veya bir sürecin tecrübesini önemsemiyor, insanlığın tümüne bakıyor. Peki neden? Birimiz önemli değilse, kim veya ne önemli? Eğer amaç tüm insanlığın ölümsüzlüğünü ispat ise bunun bireyle (örneğin benimle) ne ilgisi olur ki?

Antitez: Oysa takva, herhangi birimizin minik bir serçeye kış günü iki buğday tanesi vermesini bile önemsiyor. Her canlı ölümü tadacaktır.

2. Tez: Nefse ruh de, ruhu hiçe say, görmezden gel; böylelikle nefsi yücelt, özgür kıl; bencillik, ego, haz, aşırılık serbest kalsın. Nasıl olsa insanlığın çoğuna hükmeden bir zümre, kuralları koyan bir egemen güç bulunur. Böyle bir zümre veya güç odağı hep oldu; siz farkına varsanız da, varmasanız da!

Antitez: Oysa takva, ruha ruh, nefse nefs diyor. Hepsi insanın iç dünyası, birbirini dengeliyor; nefs doğal yapıdan geliyor, ondan bencil; ruh ise kainatın uyumuna endeksli, bilinç atmosferiyle irtibatlı. Tıpkı artı-eksi, dişi-erkek, elektron-proton gibi; nefs ve ruh. Sapkın olan ne yapıyor? Elektrik şalterini indirir gibi kendi iç dünyasındaki dengeleyici sistemi kapatıyor; bilerek veya bilmeden!

3. Tez: Bu dünyada insan ırkının ve hatta içlerinden belirli kavimlerin nüfusunun her ne olursa olsun artması isteniyor. Sistem buna göre kurulmuş. Özgürleşme anlamı bile buna dayandırılıyor. Peki neden? Çoğalmak, bir amaç için çoğalmak varsa bu nedir?

Antitez: Oysa takva, bilinçsizliği olduğu kadar tam tersine, yıkıma veya kayırmaya dayalı sapkın düşüncelerle dolu kasıtlı atılan her adımda durması gerektiğini, insanın doğru irade göstermesi gerektiğini işaret ediyor; yanlış isteklerde ısrar etmenin sana ne yararı olacak ey insan?

4. Tez: Bu dünyada her şeyi tanrılaştırmak övgü alıyor, esas olan dışında. Peki neden? Filozofların fikirle yarattıkları sözde tanrılaşabiliyor, bilim insanları tanrı gibi olabiliyor, altın veya para, hatta üzeri imzalı bir kağıt parçası için insanlara öl emri verilebiliyor… Gerekli olan ne?

Antitez: Oysa takva, icat ettiğine, keşfettiğine, üzerine adını yazdığına tapma diyor. Bu dünyadakilere tapınma, buyruk altına girme diyor. Önemse ama kararını bil diyor. İnsanları yok yere köle etme, klasik veya yeni şekilleriyle, köle de olma diyor.

5. Tez: Bu dünyada bilimle dinin yolu üzerine oturtulacak bir takım sapkın insanlar devşirmişler. Onlar, değişik kampanyalarla dinlenir, örnek alınır, takip edilir gösteriliyor. Peki neden? Kastedilen kopukluktan kim ne yarar sağlar, biliyor musunuz?

Antitez: Oysa takva, hem cehalete hem de görmezden gelmeye karşıdır; birleştiricidir. Doğru bilim, doğru dinden asla ayrı tutulamaz. Daha ne?

6. Tez: Psikanaliz doğru yolda ama yok yere insanın iç dünyasını farklıymış gibi gösteriyor, niye? Doğa bilimleri doğru yolda, hatta kainatın kitabını okumakla meşgul, ama bir tek evrenin var olduğunu, her şeyin bir hiçten (nothing) başladığını, bir şeyden (thing) başlamadığını düşünüyor ve böylelikle çok kısa bir hesap üzerinde duruyor. Bu tutum belli ki yönettiği süreçte işine geliyor. Kendini frenlemese ne kaybeder? Filozofların kendilerine bir tek peygamber demediği kalıyor. Gerçi diyenler de vardır. Hatta tanrı olduğunu ima edenleri de görebiliriz! Neden? Bilimin kurallarını ve kavramlarını meşrulaştırma gücünü felsefeden koparmaları bilinçli mi yapıldı?

Antitez: Oysa takva, inkar etmeden, hatta çok çalışarak, metodu doğru işleterek insanı da, iç dünyasını da, dünyayı da, evreni de, mümkünse diğer evrenleri de öğrenmeye muhtaç! Peki, nedir bu beyhude kargaşa?

7. Tez: Bir zamanlar tanrı krallar varmış, neyse ki şimdi ortalıkta yoklar. Düne kadar devlet kurumu önemlidir diyorduk, uğruna neler verdik; şimdi çatırdıyor diyoruz. Ulus olmak şarttır diyorduk, sistemler kurduk; şimdi demode diyoruz, parçalıyoruz. Neydi bütün bu kavga? Dahası da var ya, neyse…

Antitez: Oysa takva, sistemleri, kurumları değil, onların isimlerinin şu veya bu olmasına değil; çıkarcıların zulüm ve kibir dolu çabalarının boşa çıkarılmasını ister; doğrudan sistemleri ve kurumları işleten insanın tavrına bakar. Gelişme olacağını, süreçlerdeki doğal seyri aşından kabul eder.

8. Tez: Çok aceleciyiz, sabretmesini bilmiyoruz. Tarihi ve coğrafyayı sıkıştırıyoruz. Savaşlar ve kavgalar yapıyoruz ve her defasında yeni bir düşman veya hasım ilan ediyoruz. Bu çataşmadan medet umuyoruz, ilerleme yolu görüyoruz, dünya kaynaklarını süratle tüketiyoruz, kirlilik yapıyoruz.

Antitez: Oysa takva, barışçıdır, sabrı önerir. İnsanın kardeşine düşmanlık etmemesini ister. Kim, neyin peşinde; söyler misiniz? Takva, bir kuşun kanadının incinmesini bile istemez. Karıncadan ders çıkartılmasını işaret eder, değil ezmek!

Sentez: İnsanoğluna Muttaki ol, sabırlı ol, sorumlu ol, bilinçli ol, dengeli ol, uyumlu ol, kendini esastan koparma deniyor; yeter ki kendin ol deniyor. Böyle bir öneri yapılıyor. Peki, ne var bunda?

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Nümerik Çözümleme

DİĞER YAZI

Korku Hakkında

Kültür 'ın son yazıları

Türkistan’ın Değeri

Arada bir tarihi ve kültürel derinlikleri hatırlamamız, hatırlatmamız gerekiyor. Örneğin Afganistan neresi? Afganistan’ın Türkistan ile ilgisi

İnsan Kaynaklı Kaos

Kaos mu, düzen mi şeklinde sorsam, hemen düzen deriz. Ama kaos da bir gerçek. Mesele düzeni

Bize Bayram Gerekli

Bize bayram gerekli; insanız, sosyaliz, hak ediyoruz. Bir şey açıklamama bile gerek yok değil mi? Anladınız

Epizodik ve Semantik

"Biliyor musunuz, hatırlıyor musunuz?" Kimi zaman bu soruyu sormuşuzdur. Bu sorunun verilen cevaplarına bakılarak bireylerde ve

Haddi Aşmak

Yaşanan olayların toplumu ne denli etkilediği duyarlılığın ne denli üst seviyelerde olduğu aşikar. Ancak buradan başka