Politika

Beyaz Saray Zirvesi

ABD Başkanı Donald Trump’ın davetlisi olan Cumhurbaşkanı Erdoğan 13 Kasım 2019’da Beyaz Saray’daydı. Bu ziyaretin kapsamında hatırlanması gerekenler neler, bir göz atalım.

DEVAMINI OKUYUN

Posted on Güvenlik

Suriye’de İstihbarat Savaşı

Burada savaş, terör, istihbarat, örtülü faaliyetler, vekalet savaşı gibi kavramlar üzerinde duracağız. Özelde ise uluslararası insani yardım faaliyetleri ile iç içe geçmiş örtülü faaliyetler, ajanlar, bunların akıbeti, adli ve hukuki konular hakkında son yaşanan Le Mesurier hakkındaki iddialara bakarak ve açık kaynak bilgilerinden yararlanarak bir akıl turu atacağız. Söylenenler yetkilileri açıklamalarıdır. Le Mesurier konusu adli yönden devam eden bir soruşturmadır. Bizim buradaki incelememiz adli ve hukuki bağlam çerçevesinde değildir. Yetkililerin ifadelerinden yola çıkarak Suriye ve istihbarat savaşları hakkındadır. … DEVAMINI OKUYUN

Posted on Politika

Beyaz Saray Zirvesi

ABD Başkanı Donald Trump’ın davetlisi olan Cumhurbaşkanı Erdoğan 13 Kasım 2019’da Beyaz Saray’daydı. Bu ziyaretin kapsamında hatırlanması gerekenler neler, bir göz atalım. … DEVAMINI OKUYUN

Posted on Politika

Barış Pınarlarına Devam mı?

Türkiye Barış Pınarları Harekâtına devam ediyor mu? Harekât devam ederken sessiz kalan kesimler bugünlerde iki konu üzerinde duruyorlar: İlki şöyle, “Sonuçta bir şey elde edemedik değil mi?” diye soranlar var. Aslında bu kesim için sonucun böyle olmasını bekleyenler de diyebiliriz. İkincisi ise, “Harekatın bitip bitmediğini merak ediyorum?” diye soranlar. Bunların içinde bir bölüm durumu anlamamışlar ve gerçekten cevap arıyorlar, diğeri ise “Harekât bitmesin, daha da ilerlemeliyiz,” diye düşünenler ve bu fikirlerine kendilerince zemin hazırlayanlar. Şimdi gelişmeleri toparlayarak konuyu analiz edelim, belli cevapları arayalım. … DEVAMINI OKUYUN

Posted on Güvenlik

Yabancı Terörist Savaşçı İadesi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun geçen hafta işaret ettiği planda bugün (11 Kasım) DAEŞ’li (Daesh, ISIL) bir yabancı uyruklu terörist ABD’ye iade ediliyor. 14 Kasım’da 7 Alman daha iade edilecek. Peşinden 11 Fransız var. Bunun dışında da iadeler olacak. Bu yakın zamanda tartışılmaya başlanan çok önemli bir konudur. İnceleyelim. … DEVAMINI OKUYUN

Politika Benzer Yazıları Görüntüle

Posted on Politika

Mantık, Amaç, Konu

Bugün Suriye, terörle mücadele, Güvenli Bölge, vs. konuları konuşuyoruz, öyle mi? Bunlar sıcak ve önemli konular. Elbette konuşulacak. Ancak Batı medyasından ve politikacılarından gelen karşı ifadelerin içinde gizli şekilde derinliği tarihsel ve jeopolitik olan başka hususlar var. Bu durumda biz ne anlamalıyız ve ne yapmalıyız? … DEVAMINI OKUYUN

Posted on Politika

B Planı: Barış Pınarları

Bir süredir grafiklerle Suriye konusundaki gidişatı açıklamaya çalışıyorum, Türkiye Cumhuriyeti’nin karar süreçleri nasıl gelişiyor, şartlar ne yönde oluşuyor diye. Neticede dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Suriye Kuzeyindeki Barış Koridorunu Barış Pınarlarıyla sulamak” olarak ifade ettiği kararını açıkladı ve bir anlamda, “ABD ile sürdürülen A Planı bitmiştir, B Planımızı uyguluyoruz, harekatın adı da Barış Pınarları’dır,” demiş oldu. Şimdi konuyu toparlamakta yarar var kanısındayım. Neden? Çünkü en fazla birlik beraberlik ihtiyacına sahip olunan bir anda, savaşa giriyorken, aramızdan durumu kavrayamamışlar olabilir. … DEVAMINI OKUYUN

Diplomasi Benzer Yazıları Görüntüle

Posted on Diplomasi

BM’nin 74. Genel Kurulu ve Türkiye

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK, UNGA) 24 Eylül’de gerçekleşti. İnsanlık tarihi ve gelecek arayışı açısından bu tür toplantıların doğrudan bir çözüm getirmesini bekleyen yok. Diplomatik gösteri amacı güden temsilciler olabilir. Bu zirveyi bir fırsat görüp insanlığa saygı ve yaşanabilir bir dünya ülküsüyle hareket eden ve bu amaçları ön planda tutarak ciddi biçimde görüşlerini ortaya koyan liderler de var. Peki, dile getirilen meselelerle ilgili olarak genel ve özel olarak değişik kurum ve devletlerce odaklanılması gereken kritik noktalar belirginleşiyor mu? Yine aynı konu, derin fikir ayrılıkları var, çünkü çıkarlar değişik ve karar verilse bile bu çabaların gereğini yapmak demek bütçe demek oluyor, dolayısıyla kararlılık ve kaynak yaratmak şart. … DEVAMINI OKUYUN

Güvenlik Benzer Yazıları Görüntüle

Posted on Güvenlik

BM Genel Kurulu ve Savaşlar Çağı

Yarın (24 Eylül 2019) gündemde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK, UNGA) var. Bakalım liderler neler konuşacaklar? Savaş mı, barış mı? Çağımızın Gri Bölge dinamikleri içinde savaş sözcüğü itici olduğundan bunun yerine çatışma veya rekabet, düşman sözcüğü yerine ise hasım veya rakip kullanılıyor. Ama ne denirse densin dünyada sürmekte olan bir savaş yaşandığı gerçeği ter edilmiyor. Nelerden söz ediliyor? Ticaret Savaşı, Teknoloji Savaşı, Siber Savaş, Bilgi Savaşı, Uzay Savaşı, Enerji Savaşı, Konvansiyonel ve İç Savaş, Terörle Savaş, Nükleer Savaş ve Coğrafi Savaş. Kimler hangi tarafta bir göz atalım. Ancak göreceksiniz ki şu savaş kavramını ne de çok kullanıyoruz! … DEVAMINI OKUYUN

Posted on Güvenlik

ABD ve İran’ın Enerji Savaşı

ABD ve İran gerilimi dünya gündeminin birinci sırasına yerleşti. Konunun bir Enerji Savaşı olduğu açık. Bu yazıda son gelişmelerle Enerji Savaşı bağlamında ABD ve İran’ın ne yapmak istediklerini tanımlayalım ki bu önemli konu aklımızda netleşmiş olsun. … DEVAMINI OKUYUN

Ekonomi Benzer Yazıları Görüntüle

Posted on Ekonomi

İleri Kapitalizm Çare mi?

Günlük meselelere odaklandığımızdan olsa gerek, geleceğin nerelere evrildiğini kaçırıyoruz. Ancak değişik teorisyenler bu konuda düşünce üretiyorlar. Örneğin ekonomist Joseph E. Stiglitz[1]bunlardan birisidir. Stiglitz, kırk yıldır hüküm süren neoliberalizmin can çekiştiğini düşünenlerden biridir. Şimdi soruyoruz, eğer neoliberal sistem ölecek ise yerine ne geçecek? Cevap olarak Stiglitz, “ileri kapitalizm” şeklinde bir tarif getirmiş. Bakalım, gelecekte sosyo-ekonomik ve sosyo-politik gelişmeler ne tarafa doğru meyledecek? … DEVAMINI OKUYUN

Posted on Ekonomi

Küresel Ekonomi Politikaları ve Türkiye

Türkiye’nin seçimlerin ertesinde birinci vazifesi ne olacak? Ekonomi. Öyleyse ekonomi hakkında biraz bilgilerimizi gözden geçirelim ve yapılabilecekler için odaklanalım. Seçimlerden sonra Türkiye dijital dünyada yapmayı geciktirdiği ileri teknoloji yatırımlarını başlatmak zorundadır. Başka türlü ne küresel belirsizliklerin etkisinden kurtulabilir ne de kalkınmasını millileştirebilir. Ya ne olur? Doğal şartlardan dolayı geri kalır. Burası açıktır. Neden mi? Çünkü bu durum sadece Türkiye için değil, bütün gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için geçerli bir husustur. … DEVAMINI OKUYUN

Toplum Benzer Yazıları Görüntüle

Posted on Toplum

Gücün Bileşenleri ve Türkiye

Bakıyorum da insanların aklı bir hayli karışık. Sapla samanı karıştırıyor, elmayla armudu birlikte hesaba katıyor. Olmaz!.. Güneş balçıkla sıvanmaz! Öyleyse dünyaya nasıl bakmalıyız? Felsefi bir yazı, ama tartışmaya değer bir konu oldu kanısındayım. … DEVAMINI OKUYUN

Posted on Toplum

Türkiye’de Televizyon Haberciliği

Sayısız basın emekçisi yoğun gayretle Türkiye’nin haber programlarını hazırlayıp sunuyorlar. Bu özverili çalışmaya (mevcuda) bakarak, küçük bir değerlendirme yapacağım. Gelişen dünyanın ve bunun içinde bizce hayati olan Türkiye’nin durumuna bakarak, “Daha iyi nasıl olabilir acaba,” diye, haber tüketicisi gözüyle konuyu ele almak istiyorum. Zorlukların ne denli önemli olduğunu az da olsa bildiğimden, analizimi sadece zamanı ve kapsamı gözeterek yapacağım. … DEVAMINI OKUYUN

Videolar Benzer Yazıları Görüntüle

Posted on Videolar

CNN Türk, Suriye’de amaç DAEŞ’le mücadele mi? (19.09.2019)

ABD Savunma Bakanlığı’nın DAEŞ’ten sorumlu direktörü Chris Maier’in 18 Eylül’de Pentagon’da yaptığı açıklamalar ne anlama geliyor? ABD kuzey Suriye’de Suriye Demokratik Güçlerine verdiği desteği neden kesmeyeceğini işaret etti? Aslında Maier vasıtasıyla ABD Suriye rejimine, Türkiye’ye, İran ve Rusya’ya DAEŞ kartını ileri sürüyor. … DEVAMINI OKUYUN

Posted on Videolar

Haber Türk, Gerçek Fikri Ne – 17 Ağustos 2019

ABD ile Güvenli Bölgesinde son durum ne? Gerçek Fikri Ne‘de Eren Eğilmez, konukları Gürsel Tokmakoğlu, Serhat Erkmen, Mete Yarar ve Çetiner Çetin ile Türkiye-ABD arasındaki güvenli bölge mutabakatını ve Türkiye’nin terörle mücadelede izlediği yol haritasını masaya yatırıyor. Gürsel Tokmakoğlu Güvenli Bölge konusunda B ve C planının daha öncelikli ele alınmasını önerdi. Terör konusu hakkında ayrıntılı bilgi verdi. ABD’nin PKK/YPG terör örgütü ile ilişkileri açıklandı. … DEVAMINI OKUYUN

Güncel

Kazanım Stratejisi

Güvenlik

“Önümüzdeki 1 Kasım seçimlerine yaklaşırken, PKK ve HDP arasında bir sorun mu var? Politika HDP’yi siyasetle Türkiyeli yaptı mı? HDP sayesinde terörden kurtulmak söz konusu olabilir mi?” Sorular bunlar ise “kazanımları” görmüyoruz demektir. Türkiye’de gözden kaçırılan konu şudur: “Politika her şeyin anahtarıdır, politikayı teşvik edelim.” Bu eksiği olan bir argümandır. Terörün kendisi bir politik üründür. Terörün amacı politikayla ilgilidir. Öyle değil mi?

DEVAMINI OKUYUN

Hac’daki Yanlış

Toplum

Hac konusu bütünüyle yeniden ele alınmalıdır. Mescidi Haram’ı tepeden gören otel inşaatı yapma mantığının ilerisine geçmeyen düzenleme mantığı bütünüyle eleştirilebilecek ilk akla gelen başlıktır. Buradan yola çıkarak çok şey dile getirilebilir. Örneğin Hac Ayetleri apaçık ortada olduğu halde, Araplar Allah’ın evine pasaportla, kotayla ve belli keyfiyetle hacı kabul ediyorlar. Sorarsanız “elbette düzenleme şart” diyeceklerdir. Ancak uygulamaya bakılırsa konu saf bir düşünceyle “düzenleme mi?” diye sormadan geçilemiyor.

DEVAMINI OKUYUN

PYD Terör Örgütü mü?

Güvenlik

Suriye krizi başlayana dek PKK uzun yıllar Suriye’den terörist temin etti. Abdullah Öcalan’ın Suriye’de kaldığı sürede PYD, PKK’nın en önemli işbirlikçisi ve tedarikçisi konumunda idi. PYD Hafız Esad’ın Türkiye’ye karşı güçlendirdiği bir grup oldu. PYD’nin adı PKK kongrelerin sürekli sözü edilen bir grup olarak anıldı. Bütün bunları Amerika’da biliyor.

DEVAMINI OKUYUN

Eğitim-Öğretim Dönemi Açılışı

Toplum

Eğitim-öğretim dönemlerinde aileler için büyük bir heyecan vardır. Hele yeni okula başlayanlar için öğrenci kadar veli de kendini okula yazdırır. Başka bir tattır… Bu dönemde politikacılar nutuk atarlar, okullar için şu kadar kara tahta çaktık, şu kadar tebeşir gönderdik… Değil mi?

DEVAMINI OKUYUN

Benim Aradığım

Kitaba Girmeyen Şiirler

Benim aradığım bir dost Uçan kuştan da olur Yürüyüp gelenden de Selamı bilsin yeter   Benim aradığım belki bir yel Estikçe savuran cinsten Tohumları taşıyan Gönlüme esin olan   Benim aradığı şarkı misali Nakaratında tekrar edilen Gerisinde uzayıp giden Duygu dolu bir melodi   Benim aradığım su gibi içilen Söz gibi dinlenen Sevda gibi sarılan Saz gibi coşulan   Benim aradığım bir canan Hakkı bilen, hakla yürüyen Söyleyince akan, gürleyen Açıldıkça enginlerde seyreden   Benim aradığım içimdeki olandan Beni tamamlayan Benimle direnen Benimle sevinen   Benim aradığım gittikçe yaklaşan Gittikçe ulaşan Gittikçe saran sarmalayan Beni içine alan  

DEVAMINI OKUYUN

Üretim ve Tüketim

İş, Üretim ve Tüketim/Uğraş

Muttakinin üretebilmesi ne muhteşem! Çeşitler halinde, sürekli geliştirerek… Bu acaba kendini ispat için mi, doğal mı; yararlı mı, zararlı mı? Evet! Üretim tüketim olmadan gelişmiyor. Üretebilmek için tükettirmek gerekiyor. Bunun ölçüsü ne? Biyo-kütle çoğalması ile ilgili insanoğlunun çabasını değerlendirmeden geçmek mümkün değildir. En azından insanın biyo-kütlesinin çoğalmasına karşılık diğer canlılarınkinin azaldığını görmek ve benzer şekilde dünyadaki kaynakların tüketilmesinde katlanarak bir azalma sürecini işletmek, aynı şekilde kirlenme, bozulma ve diğer çevresel sorunlara yol açma durumu meydana gelmektedir. Bunu insan iradesinin yaptığı doğru-yanlış seçimlerle somutlaştırmaktayız. İradeye esas çalışan nefsin kendisidir. Yani öğrenilenler, değerlendirilenler ve bilinenler ile bir haz duyma, kendini ispatlama, güven içinde olma içgüdüsü ortay çıkmaktadır. Avcı toplumlarda insanların güvenlik ihtiyacını karşılamak ve vahşi hayvanlarla baş edebilmek için belirli sayılarda olmaları kabul görmektedir. Ancak bilgi çağına gelindiğinde dünya nüfusunun yedi milyarı geçmiş olması, 2015 yılında dokuz milyara ulaşacağının hesaplanması bir hayli dikkat çeken konu olmaktadır. Eşitsizliklerden yola çıkarak bir tarafta açlık ve sefalet sınırındaki çoğunluk nüfus ile diğer tarafta refah içindeki azınlık nüfusun mevcudiyeti inkâr edilemez olmuştur. Bu azınlık suyu, madenleri, enerji kaynaklarını ve havayı daha fazla tüketmekte, buna karşılık daha fazla çevresel kirliliğe sebep olmaktadır. Zenginleşmek açısından bir yarış içine giren devletlerin, bilginin ve diğer imkânların artmasına karşın adeta savrulduklarını ve bir çocuk oyunu olan körebeyi oynuyormuşçasına davrandıklarını üzülerek izlemekteyiz, hatta istemeyerek de olsa oyunun içine dâhil olmaktayız. Her şeyden daha fazla yapmak, üretmek ve sonra da fazla tüketmek bir çözümmüşçesine insanlığa dayatılmıştır. Geri dönülmez bu sarmalın sorumlularını afişe etmektense durumu doğru tespit etmekte yarar vardır. Örneğin insanlığın övündüğü modern yaşam anlayışına dair üretim ve tüketim mantığına bir bakalım. 1615 yılında İngiltere Sheffield’de, küçücük toprağı ekip karnını doyurabilen, zanaatkâr veya inek sahibi olan 100 kendine yetebilen aile, dilenmek zorunda olmayan orta diyebileceğimiz 160 aile, bir o kadar da dilenmek zorunda olan aile yaşamaktaydı.[i] 1700’lere gelindiğinde Avrupa’daki savaşlardan uzak kalan İngiltere kendini toparlama şansı bulabilmişti. Nüfusun da artmaya başlamasına paralel olarak tekstil başta olmak üzere üretimi artırmaya yönelik bir takım arayışların olduğunu görmekteyiz. Çıkış noktası tekstil tezgâhları üzerinden başladı. XVI. Yüzyılın ortalarında uçan mekiğin ve hızlı iplik eğirme mekanizmasının bulunması sonrasında pamuğa, ipeğe ve yüne duyulan ihtiyaç artmış, dokunan kumaşların satılması için ise pazarlarda daha aktif olunması ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bulunan eğirme makinesi su değirmeninin sağladığı güç ile çalışıyor ve su tezgâhında seksen ip eğrilebiliyordu. Daha sonra at ve su gücüne ilave olarak mekanik bir dokuma tezgâhı tasarlandı. Bu tezgâh sayesinde 1815 yılına gelindiğinde on beş işçinin yapabildiğine eşit üretim yapılabiliyordu.…

DEVAMINI OKUYUN

Çevrecilik Hakkında

Çevrecilik/Dünya

İnsanlığın yaşam serüveni çoğalmak, diğer canlılar üzerinde egemenliğini artırmak ve yeryüzünün her türlü kaynağını elde etmek gibi işlevleri kapsamaktadır. Acaba bunun bedeli çevreden mi çıkmakta? Bugün yaklaşık yedi milyar, gelecekte daha fazla nüfusu ile insanlığın sürekli ürediğini ve üretip tükettiğini düşünürsek, aslında sermayenin tümüyle yeryüzünün doğal çevriminden geldiğini bir kez daha aklımızdan geçirmiş oluruz. Aslında ürettiklerimiz bile kaynağını yeryüzünden aldıklarımızdır. Bir anlamda doğanın ürettiklerinin alınması, şekillendirilmesi, uygun hale getirilmesi ve kullanıma sunulması süreci göz önünde tutulursa, akılda tutulması gereken bir konu olarak karşımıza şu çıkar: Doğanın kendisi bir çevrimle eko-sisteminde bir zarar veya olumsuzluk üretmezken, buna insan da itaat etmeli, zararlı olmaktan ve her türlü olumsuzluktan kaçınmalıdır. İnsan doğanın yenilenebilir sürecinde sorumluluk sahibi olarak davranıyor mu? Sorumluluk kavramı ise bizi muttakiliğe götürmektedir. Yazılarımda sürekli modernizmin ve post-modernizmin baskın etkisinden söz etmekteyim. Hatta şu an için küresel yaşam döngüsünün bilgi ile yoğrularak ve en çok bilginin üretilip tüketildiğini göz önünde tutarak açıklamalarda bulunmaktayım. Bu düzeyde kendi çevresine iradi bir bilinçle yaklaşabilecek başka bir varlığın olmadığına ve varlık zincirinin en üstünde insanın bulunduğuna dikkat çekmekteyim. İradi dememdeki esas ise -bilindiği gibi- diğer canlıların iradelerinin kurulu bir saat gibi olmasından, üstün insanın ise sürekli tercihte bulunmasında ileri gelmektedir. Arzumun belirginleştiği konuların başında da insanın evini koruması ve temiz tutması gelmektedir. Peki, çevremizde durum nedir? Bugün Kyoto Protokolü ile bir küresel çevre hassasiyeti üzerine alınmış bir dizi kararların olduğunu görüyoruz. Ancak küresel ısınma hakkındaki endişeler ise bir hayli yankı bulur düzeydedir. Öte yandan kaynakların bilinçsizce tüketilmesi ve çevrede önemsenecek düzeyde kirliliğe sebebiyet verilmesi diğer önemli konulardır. Üretimi yüksek düzeyli ülkelerin meydana getirdiği yükü bütün dünya üstlenmektedir. Özellikle son günlerin konusu Amerika gibi büyük üretici olan Çin’in insanlık adına sorumluluk duyulacak konulara olan hassasiyetlerin yerine getirilmesidir. Çevreciliği bir yaşam biçimi haline getirenler, çevrecilik konusundan gelir elde edenler veya çevreciliği öne sürüp kendi çıkarlarına dair yollarına devam edenler hakkındaki konuları gözden uzak tutmamaktayız. Her ne kadar Türkiye’de olmasa da değişik ülkelerde çevreci partilerin bulunduğunu da düşünmekteyiz. Türkiye’de çevreci sivil toplum kuruluşlarının hareketliliğini biliyoruz. Bizler bu sitede bazı pratik çevre konularına yer verelim. Birlikte bir bilinçlenme süreci içinde olalım. Çünkü bu bir muttakilik konusudur. Aslan yattığı yerden belli olur!

DEVAMINI OKUYUN

1 67 68 69
DÖN BAŞA